
Eğitim Sen gündeme ilişkin açıklama yaparak “Haklı Mücadelemizden Vazgeçmeyeceğiz!” dedi.
Eğitim Sen tarafından “Baskılara Boyun Eğmeyecek, Haklı Mücadelemizden Vazgeçmeyeceğiz!” başlıklı açıklama yapıldı.
Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamada: “Tarihsel kökleri yüz yılı aşkın bir geçmişe sahip olan, eğitim ve bilim emekçilerinin mücadeleci ve direngen gücü olan Eğitim Sen geçmişte defalarca olduğu gibi, bugün de siyasal iktidar ve onun çeşitli kademelerdeki uzantılarının hedefi haline getirilmiştir.
Türkiye, uzun süredir otoriter bir rejimin kuşatması altında çok yönlü bir siyasal, toplumsal ve ekonomik kriz yaşamaktadır. Tek adam rejimi, halkın iradesini yok sayarak, demokratik hak ve özgürlükleri, emekçilerin kazanımlarını doğrudan hedef alan bir yönelime girmiştir. Son yıllarda siyasi iktidar eliyle siyasal alan daraltılmakta, toplumsal muhalefet baskı, sindirme ve cezalandırma politikalarıyla susturulmak istenmektedir.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik hukuk dışı operasyon, sadece bir kişiye değil, milyonların demokratik iradesine, yönelik açık bir müdahaledir ve kabul edilemez. Belediye başkanlarının, seçilmişlerin ve kamu görevlilerinin hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde gözaltına alınması ve tutuklanması; gazetecilerin, öğrencilerin ve yurttaşların evleri basılarak gözaltına alınması ve savunma haklarının ihlal edilmesi, anayasal hakların askıya alınması fiili bir OHAL rejiminin uygulandığının kanıtıdır.
Yaşanan baskıların hedefinde sadece toplumun belli bir kesimi yoktur. Üniversite öğrencileri, kadınlar, emekçiler, sanatçılar, gazeteciler, sendikacılar ve muhalif tüm kesimler bugün iktidarın hedefindedir. Demokratik haklarını kullanan her yurttaş tehdit olarak görülmekte ve suçlu gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Üniversitelerdeki polis ablukası ve şiddeti, barışçıl protestolara yönelik saldırılar ve artan gözaltılar tek adam rejiminin gerçek yüzünü göstermiştir.
Tüm bu baskı politikalarıyla eş zamanlı olarak sürdürülen Erdoğan-Şimşek programı, uluslararası sermaye çevrelerine verilen açık bir taahhüttür. Yaşadığımız süreç, eğitim başta olmak üzere tüm kamusal hizmetlerin ticarileştirilmesi, emekçilerin daha fazla yoksullaştırılması ve güvencesizliğin derinleştirilmesi hedefinin bir parçasıdır. Eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik alanları adım adım piyasaya açılmakta; kamu emekçileri düşük ücret, ağır vergi yükü ve emeklilikte sefalet koşullarıyla yüz yüze bırakılmaktadır. Emekçilerin örgütlenme hakkı baskılanmakta, sendikal mücadele kriminalize edilmeye çalışılmaktadır. Bu durumun son örneği sendikamızı hedef alan hukuksuz soruşturmalar ve sendikamız Merkez Yürütme Kurulu üyelerine verilen cezalar olmuştur.
Eğitim Sen, üniversite öğrencilerinin ve üniversitelerde görev yapan öğretim elemanı üyelerinin sesine kulak vererek taleplerini sahiplenmiş ve tarihsel sorumluluğunun ve mücadeleci çizgisinin bir gereği olarak 25 Mart tarihinde öğretim elemanı üyeleri için bir günlük “hizmet üretmeme” kararı almıştır. Öğrencilerin demokratik tepkilerine sahip çıkmak, onları yalnız bırakmamak kamusal ve özgür bir eğitimi savunan sendikamız açısından bir görevdir. Ne var ki bu haklı ve meşru dayanışma, iktidar bloğunun ve siyasallaşmış yargının sendikamızı doğrudan hedef almasına neden olmuştur.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yetkisiz olmasına rağmen, sendikamızı ve sendikal faaliyetlerimizi hedef alarak, somut hiçbir bilgi ya da veriye dayanmayan “suç işlemeye alenen tahrik etme” gerekçesiyle soruşturma açmıştır. Söz konusu soruşturma hukuki dayanaktan yoksun, gerçekleri çarpıtan ve sendikamızı hedef gösteren bir tutum olmuştur. Benzer içerikli bir soruşturma da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılmış ve Merkez Yürütme Kurulu üyelerimiz ifadeye çağrılmışlardır.
MYK üyelerimiz savcılıkta verdikleri ifadenin ardından ev hapsi istemiyle mahkemeye sevk edilmiş ve bütün MYK üyelerimiz hakkında iki hafta ev hapsi ve devamında haftada bir imza atmak üzere adli kontrol cezası verilmiştir. Tıpkı yaşanan diğer tutuklamalar gibi, MYK üyelerimize verilen bu cezalar da hukukun, sendikal hak ve özgürlüklerin, tıpkı darbe dönemlerinde olduğu gibi, tamamen askıya alınması anlamına gelmektedir. MYK üyelerimize verilen bu cezaların doğrudan doğruya Eğitim Sen’in sendikal faaliyetlerini engelleme amacı taşıdığı açıktır. Ancak unutulmamalıdır ki Türkiye’de en yaygın örgütlülüğe sahip olan sendikamız, 105 şubesi ve 300’ü aşkın temsilciliği ile geçmişte olduğu gibi, bu tür baskı ve yıldırma politikaları karşısında geri adım atmayacak sendikal faaliyetlerini kesintisiz sürdürmeye devam edecektir.
Eğitim Sen, eğitimde ve toplumsal yaşamda oluşturulmak istenen karanlığa karşı eğitim ve bilim emekçilerinin fiili meşru mücadelesi sonucunda okullarda, üniversitelerde, eğitim kurumlarında inşa edilmiş, eğitim ve bilim emekçilerinin sesi, taleplerinin takipçisi olarak mücadeleci kimliğinden ödün vermeden bugünlere gelmiştir. Siyasi iktidar, Eğitim Sen’in mücadeleci kimliğini en az bizim kadar iyi bilmekte ve bu nedenle her fırsatta sendikal mücadelemizi baskılamak için hamleler yapmaktadır. Sendikamıza yönelik olarak başlatılan son soruşturma ve verilen cezalar söz konusu hamlelerin sonuncusu olmuştur.
Eğitim Sen’in mücadele tarihi, kökleri bu topraklarda yüz yıldan fazla süredir sürdürülen emek ve demokrasi mücadelesinin tarihidir. Kuruluşumuzdan bu yana önümüze çıkarılan bütün yasaklara, engellemelere, baskı, tehdit, sürgün, ihraç ve açığa almalara rağmen savunduğumuz ilke ve değerlerimizden hiçbir zaman taviz vermedik, vermeyeceğiz. Bugün de baskılar ve cezalar karşısında geri adım atmayacağımızın bilinmesini istiyoruz. Çünkü Eğitim Sen tarihi boyunca egemenlerin önünde nokta kadar çıkar için virgül kadar eğilmeyenlerin sendikasıdır. Bu özelliğini ülkenin dört bir yanında okullarda, üniversitelerde, örgütlü olduğu bütün eğitim kurumlarında yürüttüğü mücadele ile göstermiştir.
Sadece eğitim ve bilim emekçilerinin demokratik sendikal hakları için değil; çocukların, öğrencilerin, toplumun geleceği için her türlü bedeli ödemeye hazır olduğumuzu kamuoyuna duyururuz.
Eğitim Sen olarak bir kez daha altını çiziyoruz: Baskı, tehdit, şiddet ve sömürüye karşı tüm eğitim ve bilim emekçileriyle birlikte, omuz omuza mücadele edecek, birlikte kazanacağız!” ifadelerine yer verdi. (Haber Merkezi)
Gündemi takip etmek için internet sitemizdeki diğer haberlere göz atabilirsiniz.
SON DAKİKA HABERLERİ
NEWS
13 Ocak 2026Kırklareli Merkez Canlı Seçim Sonuçları!
NEWS
13 Ocak 2026İYİ Parti’den Sürpriz Belediye Başkan Adayı!
NEWS
13 Ocak 2026İsrail Ordusu, Gazze’de Hamas’a Ait 21 Noktayı Vurduğunu Açıkladı!
NEWS
13 Ocak 2026Covid Geri Dönüyor! Uzmanlar Tedirgin!
SPOR
13 Ocak 2026Filenin Sultanları Olimpiyatlarda!
NEWS
13 Ocak 2026Kovid-19’un Eris Varyantı Türkiye’de Görüldü!
NEWS
13 Ocak 2026Meral Akşener Tüm Siyasi Partilere Seslendi “Her Birimiz Ayrı Ayrı Seçimlere Girelim”
KATEGORİNİN POPÜLERLERİ
-
1
Engelliler Devlet Desteğiyle Süs Eşyası Üretimi ve Robotik Kodlama Öğreniyor
-
2
Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Salcano Bisiklet Firmasında İncelemeler Yaptı
-
3
Baba Vanga ‘nın iki Kehaneti Gerçekleşti!
-
4
Türkiye’de Beklenen Büyük Deprem İçin Kritik Uyarı!
-
5
2025 Yılında Dünya’yı Neler Bekliyor? İşte Baba Vanga’nın Kehanetleri!


