“Kırklareli Genelinde Depremden Etkileneceğiz!”

28-03-2023 11:59
28 Mart 2023 11:59

İnşaat Mühendisi Erdem Erdin, Kırklar Haber Gazetesi’ne özel verdiği röportajda, Kırklareli ilini deprem riski açısından değerlendirdi. Erdin, Kırklareli ilinin zannedildiği gibi deprem açısından yüzde yüz güvenli olmadığını ifade ederek, hem zemin yapısı hem de fay hattına yakınlığı bazında Babaeski-Lüleburgaz hattının deprem riskine dikkat çekti

İnşaat Mühendisi Erdem Erdin, Kırklareli ili genelini deprem riski açısında değerlendirdi. Açıklamasında Kırklareli ili genelinde yapılan zemin etüdü çalışmalarından bahseden Erdin, “2000’li yıllardan sonraki bütün binalarda zemin etüdü yapılmakta. Fakat eski binalarda zemin etüdü durumunun ne durumda olduğu bilinmiyor. Hatta bazı binalarda olmadığı düşünüyor. Bu yönetmelikler yüzünden kaynaklanıyor. Çünkü eskiden zemin etüdü yapılma zorunluluğu yokmuş.” dedi.

“Lüleburgaz Merkez ilçeye göre 4 katı büyüklüğünde ivme alacak”

Kırklareli ilinin zemin yapısından bahseden Erdin, “Zemin etüdü sonuçlarını incelediğimizde Kırklareli il merkezinin güvende bir yer olduğu ortaya çıkmakta. Fakat özellikle ilimizin güney ilçelerinde özellikle Lüleburgaz, Babaeski, Pehlivanköy ilçelerimizin depremden daha çok etkileneceği açık bir şekilde ortaya çıkmakta. Lüleburgaz ve Babaeski ilçelerinde bazı sıvılaşma bölgeleri mevcut. Bu ilçelerdeki alüvyon topraklı kısımların sıvılaşma riski çok yüksek. Bu sıvılaşma zeminin yapısı nedeniyle ortaya çıkıyor. Zemin suya doyduğu zaman oturma gücüne karşı herhangi bir reaksiyon göstermiyor. Titreşim geldiği anda bina içeri gömülüyor. Bunu deprem bölgesinde gördük.” diye konuştu.

Lüleburgaz ilçesinde olası bir depremde yüksek bir ivme beklediklerini ifade eden Erdin, “Lüleburgaz-Babaeski hattı çok ciddi bir deprem hattı. Lüleburgaz’da Kahramanmaraş’taki deprem ivmesine yakın bir ivme bekliyoruz. Deprem yüklerini ivme ile ifade ediyoruz. Bu ilçeler, Merkez ilçeye göre 4 katı büyüklüğünde ivmeler alacak. Lüleburgaz’ın Ergene’ye çok yakın olması ve dolayısıyla yılların birikimiyle yoğun bir alüvyon katmanı var. Ve bu ilçeler fay hattına yakın. Hem fay hattına yakın olması hem de toprak yapısının yumuşak olması ivmeyi arttırıyor yani Lüleburgaz ve Babaeski’de binalar daha büyük bir ivmeyle sarsılacaklar. Kırklareli il merkezine geldikçe zemin yapısının sertleşmesi, daha sert kireç taşının ağırlık kazanması ve fay hattından uzaklaşması avantaj getirdiği için aynı depremde merkezde 4’te 1 az ivme bekliyoruz. Merkez ilçe güvenli ama ova kısmı tehlikede, zemin yapısı çok kötü. Kırklareli il merkezi iyi bir yerde ama dere yatakları olduğu yerler kötü. Ama buralar Lüleburgaz’ın herhangi bir yerinden de daha iyi durumda. Kırklareli’nin kuzey kısmı depremden daha az etkilenecek bölgelerimiz. Kırklareli ili il genelinde depremden etkileneceğiz. Buna hazır olmamız gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“Mühendislik, yapı denetim ve müteahhit hizmetleri önemli”

Zemin etüdüyle birlikte doğru tasarımlarla deprem güvenliğinin sağlanabileceğini ifade eden Erdin, “Halk arasında yanlış bir yönlendirme var. Oysa Kırklareli bir deprem bölgesi… Çünkü Şarköy Mürefte’de olacak fay hattına yaklaşık 70 km uzaklıkta bir il merkezimiz var. Bu, Babaeski ve Lüleburgaz’a geldikçe 40 km’lere düşmekte. Bu kadar fay hattına yakın bir il deprem bölgesi değil demek yanıltıcı. Bütün mühendislik büroları eminim ki bu güvenliği takdirinde projelerini hazırlıyorlar. Zemin etüdüyle ilgili yapılan doğru analizler sonucu binalarımız doğru tasarlanırsa vatandaşlarımız güvende olacaklardır.” dedi.

Kırklareli ilinde dere yataklarının olduğu yerlerde bina yapmanın tehlikesine işaret eden Erdin, “Dere yataklarına bina yapılması tehlikelidir. Ama bu tehlikeyi önleyecek kurum belediyelerin imar planlarıdır. Belediyenin imar planları buna göre yapılırsa vatandaşlar daha güvende olacaktır. Belediye imar planlarında bina yapılabilir dendiği takdirde doğal olarak müteahhitler mühendisler bu binaları yaparlar. Ama bu binaları yaparken de zemin etütlerine ve diğer analizleri dikkate alarak bunları yaparlar. O yüzden bu binalar güvende de olabilir.” dedi.

Bina yapımında mühendislik, yapı denetim ve müteahhit hizmetlerinin önemine dikkati çeken Erdin, bu üç kavramdan bir tanesinin dahi hatalı iş yaptığında bina güvenliğinin tehlikeye gireceğini ifade etti.

Mühendisler olarak bina yapımında rijit bodrum katın önemini vurgulayan Erdin, “Bir binaya rijit bodrum kat kazandırmamız gerekiyor. Rijit katlı binalar mutlaka depreme daha yüksek dayanıklılık göstermektedir. Rijit kat da betonerme perdelerle çevrilmiş kat anlamına gelir. Bunun oluşması için de binada bodrum kat yapmamız gerekmektedir.” dedi.

İstanbul’da beklenen depremden Kırklareli’nin de etkileneceğini vurgulayan Erdin, “İstanbul’daki depremden Kırklareli’nin etkileneceği yüzde yüz. Ama bu bir İstanbul’un, Tekirdağ’ın, Enez’in etkileneceği boyutta olmayacak. Bu bir avantaj. İlimizde düşük bir ivme beklemekteyiz. Lüleburgaz’da beklenen ivme Kırklareli Merkez ilçenin 4 katı kadar. İvme kütleyle çarpıldığı zaman güç ortaya çıkar. Bizler ne kadar yüksek ya da ağır binalar yaparsak o kadar büyük deprem yükleriyle karşılaşacağız. Vatandaşların özellikle büyük ve yüksek yapılardan uzak durmaları daha küçük ve hafif yapılar tercih etmeleri gerekiyor. Deprem yükü ne kadar büyük olursa olsun, ivmesi ne kadar büyük olursa olsun deprem kuvvetinden o kadar az zarar göreceklerdir.” dedi.

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP
    300x250r

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.