• Kırklar Haber
  • news
  • Ali Çakır Gazetemize Yerel Tohumları Anlattı “Amacımız İnsanların Sağlıklı Gıdaya Ulaşması”

Ali Çakır Gazetemize Yerel Tohumları Anlattı “Amacımız İnsanların Sağlıklı Gıdaya Ulaşması”

27-10-2022 11:15
20 Ocak 2023 23:54

Yerel tohumlara ilişkin Kırklar Haber Gazetesi’ne özel detaylı bilgiler paylaşan Slow Food Trakya Lideri Ali Çakır, Trakya’da ilk yerel tohum takas etkinliğine ve fide dağıtımına ev sahipliği yaptıklarını belirttiği konuşmasında, sağlıklı gıdaya ulaşılması yönünde yerel tohumların yaygınlaşması için çeşitli kurumlarla iş birliği içinde çalışmalar yürüttüklerini vurguladı

Slow Food Trakya Lideri Ali Çakır, yerel tohumlara ilişkin Kırklar Haber Gazetesi’ne detaylı bilgiler verdi. Yaptığı bilgilendirmede iyi, temiz ve adil gıda felsefesiyle hareket eden Slow Food Trakya’nın faaliyetlerinden bahseden Çakır, bunlar arasında en önemli yeri Tohum Takas Etkinliği’nin oluşturduğunu belirtti.

Trakya’da ilk tohum takas etkinliği

2016 yılında Trakya’nın ilk tohum takas etkinliğini yaptıklarını vurgulayan Ali Çakır, “Çalışmalarımızda atalık yerel tohumlar üzerinden gidiyoruz. Hibrit ve GDO’lu tohumlar takasa dahil olmuyor. Bizden sonra Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve Edirne de bu etkinliği yaptı. Fakat pandemi nedeniyle süreklilik arz etmedi. Oysa biz bunu devam ettiriyoruz. Aynı zamanda yerel tohum fide dağıtım etkinliğinin de ilk düzenleyicisiyiz. İlk defa ücretsiz yerel tohumdan fideler elde ettik ve bu fideleri ücretsiz olarak vatandaşlarla paylaştık. Amacımız; yerel tohumların yok olmasını engellemek, bunların gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak, ekim alanlarının çoğalmasını sağlamak. Nitekim ne kadar çok ekim alanı olursa o kadar bu ürünler piyasaya sürülecek ve insanlar sağlıklı gıdaya ulaşacaktır. Biz birçok insanın yerel tohumdan üretilmiş gıdaları tüketmesi gerektiğini savunuyoruz. Bu doğrultuda çalışma yapıyoruz.” dedi.

 “Şu anda elimizde 150 çeşit tohum var”

Aynı zamanda yerel tohumlardan bir koleksiyon oluşturduklarını belirten Çakır, “Yerelde olduğu kadar, Türkiye’nin farklı noktalarından ve yurt dışından de bize yerel tohumlar geliyor. Bunları arşivliyoruz. Arşivlediğimiz bu tohumları insanlarla paylaşıyoruz. Şu anda elimizde 150 çeşit tohum var. Bunlar içinde en çok domates, biber, patlıcan, sakız kabak tohumları ilgi görüyor. Meyveden ziyade sebze üzerinden gidiyor. Türkiye’nin çok farklı noktalarına tohum takas etkinliklerine katılıyoruz. Oralardaki kişilerle diyalog halindeyiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Nilüfer Belediyesi, Can Yücel Tohum Merkezi’nden ihtiyacımız olduğu zaman yerel rica ediyoruz. Bostan patlıcan ve kıl biber gibi tohumları İzmir ve Nilüfer Belediyesi’nden elde ettik. Bunların ekimini yaptık ve gerçekten çok lezzetli.” diye konuştu.

“Yerel tohumları titizlikle tespit ediyoruz”

Yerel tohumların geliş yolculuğundan da bahseden Ali Çakır, “Biz bir tohumu aldığımız zaman önce ben onu kendi bahçeme ekiyorum. Bahçemde ürünü görüyorum, gözlemliyorum, notlarımı alıyorum, o sene tohumunu alıyorum, o tohumdan seneye tekrar kendi bahçeme ekiyorum, aynı gözlemi tekrar yapıyorum. Bu 2 senelik bir süreci kapsıyor. Bu süreçte yerel tohum olanlar üreticilerle ve insanlarla paylaşılıyor. Yerel tohum olmayanlar ise kesinlikle eleniyor. Burada verim özelliklerine de bakıyorum. Verimi düşük olanları kesinlikle kenara ayırıyoruz.” dedi.

Yerel tohumların takas usülü ile paylaşıldığını belirten Çakır, kendilerinden karşılıksız olarak takas olmadan tohum isteyenler için ise bazı kriterleri olduğunu vurguladı. Çakır, “Bizden karşılıksız olarak tohum isteyen üreticilerimize, ‘Biz istediğin tohumu sana verelim ama aynı tohumu bizden isteme kendine çoğalt. Ayrıca bu tohumdan bize tekrar getir. Çünkü senin gibi birçok kişiye ücretsiz bunu dağıtıyoruz. Bu döngüyü sağlayalım’ diyoruz. Tabi ki bize geri gelen tohumu da mutlaka test ediyoruz. Gerçekten yerel tohum değilse onu eliyoruz.” şeklinde konuştu.

“Özellikle kadın üreticilerimizi sisteme dahil ettik”

Ali Çakır, özellikle kadın üreticilerle birlikte hareket etmeyi tercih ettiklerini belirterek şöyle konuştu: “Biz özellikle kadın üreticilerimizi sisteme dahil ettik. Kadın üreticilerimize yerel tohum veriyoruz, bunları üretmelerini ve pazarda o yerel tohumlardan ürettikleri sebze meyveleri satmalarını arzuluyoruz. Karıncak, Kızılcıkdere, Deveçatak köylerinden üretici kadınlarımız var. Bu işi çok sahiplendiler. Gönüllülük esasına bağlı olarak bu tohumları bizden alıyorlar. Ekiyorlar, çoğaltıyorlar, dağıtım sırasında da her türlü yardımı gösteriyorlar. Düzenlediğimiz fide dağıtım etkinliklerinde kadın üreticilerimiz her zaman ön planda. Arka planda ise bu tohumları Slow Food Trakya ve Ortak Akıl Derneği olarak biz tedarik ediyoruz ve çoğalmasını sağlıyoruz. Ortak Akıl Derneği ile birlikte bu sene Papazın Evi’nde fide dağıtım organizasyonu yaptık. Gökhan Günaydın bir panel yaptı. Panel sonrası orada üretici kadınlarımızın yaptığı ücretsiz fidelerimizi dağıttık. Kadın üreticilerimiz üzerinden gitmemizin iki sebebi var. Birincisi biz bu yerel tohumların ekonomiye kazandırılması gerektiğini düşünüyoruz. Pazarda da bu satışı gerçekleştirenler ağırlıklı olarak kadın üreticiler. Buna katma değer yaratmak gerekiyor. Hibrit tohumdan ziyade yerel tohumdan üretilen salçanın fiyatı daha katma değerli olsun, üretici daha fazla kazansın istiyoruz. İkinci gidiş noktamız ise şu: Köylerde bahçede ekim yapan daha çok kadınlar. O yüzden onlarla ilerlemek daha sağlıklı.” diye konuştu.

“Lüleburgaz Belediyesi ile güzel bir çalışmaya başladık”

Çakır, tüm bu çalışmaları gönüllülük esasına göre, ücretsiz olarak gerçekleştirdiklerini belirterek, “Kesinlikle bu işten ticari bir beklentimiz yok. Biz gönüllülük esasına göre hareket eden bir sivil toplum kuruluşuyuz.” dedi.

Slow Food Trakya olarak farklı ortaklıkları olduğunu ve bu kapsamda Lüleburgaz Belediyesi ile işbirliği içinde çalışma başlattıklarını vurgulayan Çakır, “Kırklareli Ortak Akıl Derneği ile birlikte hareket ediyoruz. Bu sene geçtiğimiz sonbaharda Lüleburgaz Belediyesi ile güzel bir çalışmaya başladık. Belediye bu konuda çok istekli. Onlarla birlikte orada yerel tohum yetiştirmeye başladık. Lüleburgaz Belediyesi’ne elimizdeki tohumlardan verdik. Onlar da seralarını, iş gücünü, ekipmanlarını bu işe tahsis ettiler. Karşılıklı iş birliğiyle bir ekim gerçekleştirdik. Fideler ortaya çıktı. Bu fideleri belediyenin tarlasında ektik. Onlar büyüttü, biz de gidip kontrol ettik. Tohum alma, ekim, sulama nasıl olur onları paylaştık. Önümüzdeki sene tekrar bu tohumlar fideye dönüşecek. Fideye dönüşünce bu sefer Lüleburgaz’da halka dağıtımı gerçekleştirilecek. Bir kurumsal destek almak çok önemli. Bu yüzden bunu çok önemsiyoruz.” diye konuştu.

Çakır olması gereken sistemi anlattı

Yerel tohumların Trakya’daki yayılışı hakkında bilgi veren Çakır, “Trakya’da çok fazla yerel tohum yok. Kuru fasulye, domates ve biberi seyrek buluyoruz. Genelde hibrite gidilmiş. Temel problem şu: Sebze ekecek olan kişi fide yetiştirmek istemiyor. Yani hazır fide almak hoşuna gidiyor. Hazıra giden de hibrite muhtaç oluyor. Çünkü hazırların hepsi hibrit. Yerel tohumdan satılan hibrit yok. Kendisi yetiştirmek, o işin zahmetine katlanmak istemiyor. Yapılması gereken sistem şu: yerel tohumları sertifikalandırmanız gerekiyor. Yasal mevzuatını tamamlamanız gerekiyor. Çünkü mevzuat gereği yerel tohum satışı yasak. Yerel tohum sadece takasla verilebiliyor. Bunun ticari döngüye dönmesi için bir belediyenin bir tohum şirketi kurup, bu tohumları ıslah edip, inceleyip, yetiştirip sertifikalandırması, fide haline getirerek belli bir ücret karşılığında şirket üzerinden satması, o ekonomik sistemin dönmesi için iyi bir yöntem. Fide olduğu zaman ekim artacak. Çünkü fide yetiştirmek zor, zahmetli bir süreç. İnsanların o zahmete katlanması zor. Bizler STK olarak bu konuya el atıyoruz ancak desteğe ihtiyacımız var. Artık bir belediyenin şirket kurup bu şirket üzerinde ticarileşmesi gerekiyor. Belediyelerin çekincesi ise şu: Yetişmiş eleman, istihdam yaratılması lazım. Bu işe gönül vermek gerekiyor. Sosyal devlet anlayışını benimseyen herkesin zaten bu işe gönül vermiş olması gerekir. Bu doğrultuda görüşmeler var. Olumlu ilerlediğimiz belediyeler de var. Lüleburgaz Belediyesi ile güzel bir yola girdik. Bu yolun sonunda buna benzer bir çalışma olabilir. Sıcak bakıyorlar ama adım adım ilerlemek gerekiyor.” dedi.

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP
    300x250r