Alper Ceylan » Kırklar Haber
Yükleniyor...
Alper Ceylan

Alper Ceylan

03 Kasım 2026 Salı

KIRKLARELİ’DE 3 KASIMDA YAĞMUR ALARMI

KIRKLARELİ’DE 3 KASIMDA YAĞMUR ALARMI
0

BEĞENDİM

Kırklareli’de 3 Kasım Salı günü yağışlı hava etkili olacak. Gün boyunca parçalı ve çok bulutlu bir gökyüzünün hakim olması beklenirken, özellikle günün ilerleyen saatlerinde yağışların etkisini artırması öngörülüyor.

Hava sıcaklığının gün içerisinde yaklaşık 12 ila 15 derece arasında seyretmesi bekleniyor. Sabah saatlerinde sıcaklıkların 12 derece civarında olması, öğle saatlerinde ise 14-15 dereceye yükselmesi tahmin ediliyor. Akşam saatlerinde sıcaklık yeniden düşüşe geçecek.

YAĞIŞ İHTİMALİ YÜKSEK

Tahminlere göre Kırklareli’de 3 Kasım Salı günü yağış ihtimali oldukça yüksek. Bazı tahminlerde yağış olasılığı yüzde 95’in üzerinde gösterilirken, gün içerisinde yaklaşık 10 milimetrenin üzerinde yağış bekleniyor. Öğle ve özellikle öğleden sonra saatlerinde yağışların daha belirgin olması bekleniyor.

Akşam saatlerinde de yağışın aralıklarla devam etmesi beklenirken, vatandaşların dışarı çıkarken şemsiye veya yağmurluk bulundurması öneriliyor.

RÜZGAR DA ETKİLİ OLACAK

Kırklareli’de rüzgarın doğu ve kuzeydoğu yönlerinden orta kuvvette esmesi bekleniyor. Gün içerisinde rüzgar hızının yaklaşık 15-20 kilometre/saat seviyelerine ulaşabileceği tahmin ediliyor.

İLÇELERDE DE YAĞIŞ BEKLENİYOR

Yağışlı havanın Kırklareli genelinde etkili olması bekleniyor. Lüleburgaz, Babaeski, Pehlivanköy, Pınarhisar ve Vize çevrelerinde de yağış ihtimalinin yüksek olduğu görülüyor.

Meteorolojik tahminlerdeki güncellemeler nedeniyle sıcaklık ve yağış değerlerinde değişiklik yaşanabileceği belirtilirken, Kırklareli’de salı günü dışarı çıkacak vatandaşların yağışlı havaya karşı tedbirli olması önem taşıyor.

  • 🌧️ Hava: Yağmurlu, yer yer orta kuvvetli yağış
  • 🌡️ En yüksek: 15–16°C
  • 🌡️ En düşük: 13–14°C
  • 💧 Yağış ihtimali: yaklaşık %97–100
  • 🌬️ Rüzgâr: Doğu–kuzeydoğu yönlerinden, yaklaşık 10–16 km/sa
  • ☁️ Nem: yaklaşık %89–90
  • 🌧️ Beklenen yağış miktarı kaynaklara göre yaklaşık 11–12 mm civarında.

Özellikle dikkat: 2 Kasım’da başlayan yağışlı sistemin 3 Kasım’da da devam etmesi bekleniyor. 4 Kasım’da ise sıcaklığın daha da düşerek yağışın sürmesi öngörülüyor.

Devamını Oku

BOŞ KANTAR

BOŞ KANTAR
0

BEĞENDİM

Kırklareli, birçok yönüyle çok güzel bir şehir. Ancak bu güzel şehrin sorunları da var. Bu köşe yazımda ilk ele alacağım konu, Kırklareli-Bulgaristan yolu üzerindeki kullanılmayan kantar.

Kırklareli-Bulgaristan yolu üzerinde, yıllar önce İl Özel İdaresi tarafından yapılan bir kantar bulunuyor. Ancak bu kantar atıl durumda. Bu uluslararası yol üzerinde şu anda birçok taş ocağı bulunmakta. Ayrıca bölgede yoğun ormancılık yapıldığının ve bir orman deposu bulunduğunun da altını çizmek isterim.

Kısacası Kırklareli-Bulgaristan yolu, hem hafriyat tırları hem de orman ürünlerini taşıyan tırlar tarafından sıkça kullanılıyor. Bu yol üzerinde, bahsettiğimiz tırların karıştığı birçok kaza meydana geldi. Yakın geçmişte bir tırın tek taraflı yaptığı kazada bir kişi hayatını kaybetti.

Şimdi yetkililere soralım: Bahsettiğim bu “boş kantar” neden kullanılmıyor?

Yakın gelecekte bu yol üzerinde yaşanacak olası bir kazada, eğer bir tırın yasal sınırların üzerinde yüklü olduğu ortaya çıkarsa, milletin parasıyla yapılan bu boş kantarın neden kullanılmadığının cevabını Kırklarelililere verebilecek misiniz? Boş kantar, kimi tartar sayın yetkililer?

Kırklareli-Bulgaristan yolu inişli çıkışlı bir yol. Tırlar, dik yokuşları çıkabilmek için yokuş aşağı süratleniyorlar. Bu yüksek süratle ilerleyen ağır yüklü bir tırın nasıl bir tehlike yarattığını görmek için bu yolda birkaç kez gidip gelmek yeterli.

Birçok vatandaş bu yol üzerinden pikniğe gidiyor. Bu yol hem uluslararası bir yol hem de merkez ilçede yaşayan Kırklarelililerin doğaya çıkmak, balığa gitmek ya da piknik yapmak için sıkça kullandığı bir güzergâh.

Lütfen bu uyarımı dikkate alınız. Sadece eleştirmek için değil, değiştirmek için bu mesleği yapıyorum. Gözden kaçmış olabilir ancak kesinlikle üzerinde durulması gereken bir konu. Yıllardır bu taş ocaklarının kapatılması için Kırklarelililer mücadele etti. En azından hafriyat tırlarının taşıdıkları yükler denetlensin ve yasal sınırların üzerinde yüklenen bir tır hiç kimsenin hayatını riske atmasın.

Gelelim bu yazının ikinci konusuna…

Kırklareli çevresindeki birçok köy yoluna, kaçak olarak inşaat hafriyatları ve çöpler dökülür oldu. Kırklareli Barajı’nın üst tarafında bulunan, “Yündolan Çamlığı” olarak bilinen bölgenin durumu içler acısı.

Burada yetkililere iki soru sormak istiyorum. Kaçak çöp ve hafriyat dökümlerinin yapıldığı bölgelere yerleştirilecek foto kapanlarla bu vatan hainliğini yapanlar tespit edilebilir. Ya da dronlar kullanılabilir. Neden bu suçlular tespit edilemiyor?

Vatan hainleri dedim. Çünkü toprağına ihanet eden, vatan hainidir. Bizler her İstiklal Marşı’nda “Kim bu cennet vatan uğruna olmaz ki feda?” derken vatan toprağına bu pisliği yapanları nasıl affedelim? “Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı; düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı” diye haykıran bir nesil, bu pisliği görmezden mi gelsin?

Bu konunun en hazin noktası ise kaçak döküm yapılan yerlerin ilgili kurumlarca temizlenmemesi. Yani biri bu pisliği yapıyor ve artık orası öylece kalıyor. Bir kepçe, bir kamyon yok sanki memlekette…

Ahmetçe Köyü’nü Kırklareli-Bulgaristan yoluna bağlayan toprak yolun kenarları çöplerle ve kaçak dökülmüş hafriyatlarla dolu.

Umarım üzerinde durduğum bu konular yetkililerin dikkatini çeker. Gazetecinin görevi de budur: Dikkat çekmek, gündem oluşturmak ve daha iyiye, daha güzele ulaşma mücadelesinde bir yol açabilmek.

Devamını Oku

Makbul Kılıçdaroğlu

Makbul Kılıçdaroğlu
1

BEĞENDİM

“Balans ve Manevra”

Seçim tarihi açıklandığı günden bu yana birçok siyasi partiyi ziyaret eden Kılıçdaroğlu, Memleket Partisi’ni de ziyaret ederek Muharrem İnce ile buluştu. Yaklaşık bir saat süren görüşme sonrasında iki lider objektiflerin karşısına beraber çıktılar. İlk olarak Kılıçdaroğlu sözü alarak görüşme sırasında deprem sorununu ele aldıklarının altını çizdi. Kılıçdaroğlu “Halil İbrahim Sofrasını büyütmeye çalışıyoruz, beraber olmaya çalışıyoruz, birlikte olmaya çalışıyoruz” dedi. Ancak görüşme sonrasında Muharrem İnce’nin Millet İttifakına davet edilmediği ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu konuşmasının devamında “Türkiye’nin sorunlarına ben ne kadar duyarlıysam elbette ki Sayın İnce’de en az o kadar duyarlı” dedi.

Bence bu ziyaret zaten Muharrem İnce’nin çekilmesi için gerçekleştirilmedi!

Muharrem İnce’nin çekilmeyeceğini CHP biliyor. Bu ziyaret ikinci tur için Memleket Partisi’ne ve Muharrem İnce’ye oy verecek vatandaşlara göz kırpmak için yapıldı.

Söylemleri ile CHP’den oy koparmaya başlayan İnce yaşadığı mağduriyeti o kadar çok dile getirdi ki Kılıçdaroğlu katıldığı bir programda Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı adayı olduğu süreç ve İnce’nin iddiaları soruldu. Kılıçdaroğlu “Eksik de olabilir, yanlış da olabilir, kusur da olabilir. Yani ben her şeyi çok mükemmel yaptık. Hiçbir kusur, hiçbir eksik yoktu dersem doğruyu söylememiş olurum” şeklinde cevapladı.

Halk TV eski Genel Müdürü Şaban Sevinç Muharrem İnce’nin CHP Cumhurbaşkanı adayı olduğu dönemde CHP’nin Genel Başkan Yardımcılarından birinin kendisini arayarak “Muharrem İnce’yi ekranlarda çok gösteriyorsunuz, başımıza bela mı edeceksiniz” dediğini açıkça dile getirmişti. Ayrıca 2018 seçimlerinde  binlerce sandıktan bilgi alınamadığı ve milyonlarca oya sahip çıkılmadığı da belgelerle ortaya çıkmıştı.

Tüm bunları göz önüne aldığımızda anlıyoruz ki Muharrem İnce ile yapılan bu görüşme küskün seçmene sevimli gözükmek için yapıldı. CHP’den kopan kesimi ulusal solcu şeklinde tanımlayabiliriz. HDP ile arasına mesafe koyan, ana dilde (Kürtçe) eğitime karşı çıkan ve Türk kimliğini korumaya çalışan bu Atatürk milliyetçisi seçmen grubu azımsanmayacak kadar fazla.

Şu anda Sayın İnce’nin oyunun yüzde on civarında olduğu ifade ediliyor. Özellikle gençler Kılıçdaroğlu’na 74 yaşında olduğu için sıcak bakmıyorlar. Eğer Muharrem İnce meydanlara indiğinde 2018 seçimlerinde olduğu gibi oyunu arttırabilir ve enerjisi ile fark yaratabilir ise ipi göğüsleyebilir. Unutulmamalıdır ki İYİ Parti’de fırtınalar kopuyor. Yavuz Ağıralioğlu’nun istifası gösteriyor ki İYİ Parti seçmeninin bir kısmı Kılıçdaroğlu’na oy vermeyecek. Bu seçmen grubu ya Sinan Oğan ya da Muharrem İnce’ye oy verecekler.

Birçok insan Muharrem İnce’nin ikinci tura kalmasını hayal olarak nitelendirse de Türkiye tarihinde bunun aksi defalarca kez yaşandı. Bülent Ecevit örneği en yakın örnektir. Buradan altını çizmek isterim ki İnce’nin ikinci tura kalma ihtimali vardır. Çünkü Ak Parti’den kopan seçmen Muharrem İnce’ye oy verecek. Bunun kesin kanıtı 2018 seçimleridir. Muharrem İnce 2018 seçimlerinde partisinden yüzde sekiz daha fazla oy almıştı. Bu farkı MHP ve Ak Parti seçmeninden aldığı oy yaratmıştı. Muharrem İnce bu seçimde Cumhur İttifakı bloğundan yine ve daha fazla oy koparacaktır. Çünkü kötü giden ekonomi ve son yaşanan deprem felaketinde ki yetersizlikler vatandaşın tepkisine neden olacaktır. Fakat bu tepki oyları Muharrem İnce’ye yarayacak çünkü daha önce Erdoğan’a oy veren seçmen Kılıçdaroğlu’nu tercih etmeyecektir.

Sevgili okurlarım geçtiğimiz yerel seçimlerde iki ittifak arasından sıyrılarak bağımsız olarak Kırklareli Belediye Başkanlığını kazanan Sayın Kesimoğlu’nun seçimi kazanacağını ilk yazdığımda bana çok hakaretler edilmiş ve benimle çokça dalga geçilmişti. Ama Kesimoğlu kazandı…

Kesimoğlu’nu destekleyenler  Kılıçdaroğlu’nu o zaman eleştirdiğimde alkış tutuyor ve hatta CHP’nin başından git Kılıçdaroğlu diye yorumlar yağdırıyorlardı. Şimdi aynı kişiler köşe yazılarımı beğenmiyorlar çünkü Kılıçdaroğlu’nu ve CHP’yi eleştiriyorum. Sizce burada bir sorun yok mu?

Ben hala aynı yerdeyim sevgili okurlarım. Hala Kılıçdaroğlu’nu eleştirebiliyorum. Siz yapabilir misiniz? Yoksa mevzu bahis vatansa, pardon koltuksa, gerisi teferruat mı? Dün klik dediğiniz bugün kahraman mı? Ya o gün yalandınız ya bugün yalansınız…

O zamanlar CHP’yi ele geçirmekle suçlanan Kılıçdaroğlu şimdi makbul Kılıçdaroğlu oldu.

Çünkü Muharrem İnce gözden düşürüldü. O gece neredeydi diye çok sorguladınız. Peki neden sandıklarda temsilci yoktu sorguladınız mı? Neden Şaban Sevinç aranıp bu adamı bu kadar gösterme denildi sorguladınız mı? CHP neden Cumhurbaşkanı gösterdiği adamın Halk TV’de gösterilmesinden rahatsız oldu algılayabiliyor musunuz?

Hatırlıyorum Sayın Kılıçdaroğlu Kırklareli’ne gediğinde miting alanında sadece birkaç yüz kişi vardı. Tabi o zaman herkes İnce seviyor herkes Kılıçdaroğlu’na muhalifti…

Tekrar gelirse omuzlarda yürütür, alkışa boğarsınız… Bu iki yüzlülüğe alıştık çünkü…  

Ama ikinci tura Muharrem İnce kalırsa önce balans sonra sağlam bir manevra daha gerek!

Devamını Oku

Umudumu Kaybediyorum…

Umudumu Kaybediyorum…
0

BEĞENDİM

Biz siyasetin dilinin çirkinleşmesinden dem vurdukça, memleketin dili yozlaştı sevgili okurlarım… Balık baştan kokarmış derler ya aynen öyle. Kokuştuk baştan ayağa…

Bu ülkenin sanatçılarının attığı tweetleri gördükçe umutsuzluğa ve korkuya kapıldım. Bizler siyasetçileri değiştirmek derdine düştük, acaba sanatçıları da mı değiştirmeliyiz?

Fazıl Say, Meral Akşener masayı terk ettiğinde “sifonu çekin” şeklinde bir tweet atmıştı. Bu neyin benzetmesi be kendini bilmez. Aylin Aslım “sağcı her an satabilir, felsefesi budur” yazmış. Toplumun bir kesimini aşağılamıştı. Selçuk Yöntem ise “Bravo Meral Hanım böyle bir dönüşümü bir tiyatro oyununda bile hiçbir aktör yorumlayamaz pes” demişti. Ne oldu o tweetler? Çoğu silindi. Sanatçılar böyle bir dil kullanırsa vatandaş ne yapacak?

Fazıl Say şimdide Muharrem İnce’yi hedef alarak “kore’de hayvanat bahçesinde goril’in şartları düzelsin diye 130 bin imza var” ifadelerini kullandığı bir tweet atmış. Böyle örnekler sürüp gidiyor sevgili okurlarım. Nefret dili yaygınlaşıyor. Tamam, zor günler geçirdik ama bizim sövdüğümüzden bir farkımız olmalı… Bizler Ak Parti iktidarı süresince bıktık bu birilerin aşağılanmasından, hor görülmesinden, tü kaka ilan edilmesinden! Fetö yayın organları doğrudan bizlere yani ülkenin aydınlık yüzüne, yaşam şekillerimize, kadınlarımıza, tarihimize, Mustafa Kemalimize hakaretler yağdırdı. Tecavüz edilen kızın mini eteği konuşuldu medyada, kızlı erkekli diye öğrenci evleri haremlik selamlık yapılmak istendi. İki ayyaş denildi. Hatırlayın İngilizler yönetseydi daha özgür olurduk bile denildi. Türbansız kadın perdesiz eve benzetildi. Evlatlık kız çocukları ile imam nikahının önü açıldı…

Uyanın artık nefreti silin yüreklerinizden. Birilerini karalayarak başka birini yüceltemezsiniz! Sadece karşı tarafı daha da uzaklaştırınız kendinizden. Muharrem İnce’ye oy verecek insanları bir zamanlar Ak Parti’nin CHP’ye yaptığı gibi çeşitli karalamalara maruz bırakmayın. Sizden olmayandan nefret etmeyin lütfen…

Bu gün anladım ki biz kaybetmişiz. Bu tek adam rejimi yıkılır ve her şey güzel olur diye kurulan hayaller boşunaymış meğer!

“Erdoğan kaybetse de, Kılıçdaroğlu kazansa da ve hatta Mustafa Kemal mezarından kalkıp ülkenin başına geçse de kaybetmişiz biz…”

Nasıl insanlar olduk böyle? Tamam, son yirmi yıl bizi çok hırpaladı ama bu kadarı fazla değil mi?

Koskoca Fazıl Say’a yakışır mı hiç Meral Akşener’e sifonu çekin, Muharrem İnce’ye goril’e toplanan imza? Ayıptan daha öte bir hezeyan bu. Bu hezeyan bir süredir yaygınlaşmaya başladı. Sanırım Erdoğan’ın tekrar kazanma ihtimali korkutuyor insanları. Ama böyle olmaz arkadaş lütfen kendinize gelin. Tamam, sanatçısınız ya da kanaat önderisiniz fark etmez. Anladık hepiniz siyaset profesörü olmuşsunuz ama lütfen bizi artık germeyin.

Sokak röportajlarında bazı vatandaşlarımız ısrarla Kılıçdaroğlu’na oy vermeyeceğini dile getiriyor. Bu insanlar Erdoğan’a da oy vermek istemiyorlar. Eğer bir seçenek olmazsa Erdoğan ilk turda kazanır. Ancak şu ilk tur sevdasından vazgeçilir ve daha önce Erdoğan’a oy vermiş seçmen Muharrem İnce ya da Sinan Oğan’a oy verirse iktidar çatırdayacak. Ak Parti’nin ve Erdoğan’ın büyük bir oy düşüşü yaşadığını gören milliyetçi ve muhafazakar seçmen, iktidar yıkıldı şeklinde bir algıya kapılarak Kılıçdaroğlu’na oy verebilir. İlk turda zayıflayan iktidar ikinci turda birleşerek yıkılabilir. Eğer Kılıçdaroğlu ve Erdoğan dışında bir seçenek olmazsa seçimde katılım düşer ve küskünler sandığa gitmez. Ben Kılıçdaroğlu’na oy vermem şeklinde bir algıya sahip olanlar gider Erdoğan’a oy verir. Neden safları sıklaştırıyorsunuz beyler. Anlayın artık karşı tarafta saflar sıklaşınca adam kazanıyor. Bırakın bölünsünler bazısı Sinan Oğan’a oy versin bazısı Muharrem İnce’ye, neden bu ilk tur sevdası? Bence sizde biliyorsunuz ki Erdoğan ile Kılıçdaroğlu karşı karşıya kaldığında kaybetme ihtimalimiz var… Bence sizde biliyorsunuz ki doğru aday Kılıçdaroğlu değildi! Sevgili okurlarım Sayın Kılıçdaroğlu yetmiş dört yaşında. Seçim çalışmaları kapsamında yaptığı ziyaretlerde yine şaşırmalara başladı. Sayın Kılıçdaroğlu Millet İttifakı diyeceğine, Cumhur ittifakı diyor Sayın Mansur Yavaş düzeltiyor. Meral Akşener’in ne kadar doğru bir karar aldırdığı ortada. Israrla Kılıçdaroğlu’nun bu yarışta koşu arkadaşı olacaklar dedi.  Yani Kılıçdaroğlu tek başına bu koşuyu kazanamaz dedi. Bence de bu koşu arkadaşları doğru alınmış bir karardır

Recep Tayyip Erdoğan seçim sürecinde fazla miting yapmayacağını açıkladı. Tabi Erdoğan’ın da durumu ortada. O da zor yürüyor. Seçim meydanlarından alışık olduğumuz o Erdoğan yok artık. Biz gençler olarak ömrünün son zamanlarını geçiren ve elden ayaktan düşmeye başlayan siyasetçilere umut mu bağlayacağız? 1999 yılını hatırlıyorum. Ayakta zor duran bir Bülent Ecevit hakkında gazetelerde “altına kaçırdığı” iddia edilen çirkin haberler yapılmıştı.

O zamanlar hasta adamı yatağa yatırın artık diye bağırıyordu gençler!

Şimdi de kazanın da gidin diyecek hale geldik vesselam. Lütfen kazanın egonuzu tatmin edin ve gidin! 2026’da yapılması planlanan güçlendirilmiş parlamenter sistemin ilk seçiminde hepinizden kurtulacağız! Tüm yaşlılardan! Artık genç siyasetçi istiyoruz. Nokta!

Devamını Oku

SAYGI

SAYGI
0

BEĞENDİM

Yıllar önceydi! Develer tellal, pireler berber değildi ama masal gibi eski günlerdi işte…

İnsanlar daha erdemli daha güler yüzlü ve daha saygılıydı. Çocuklar mahallede abilerinin sözünü dinler, evlatlar babalarını görünce ayağa kalkar üstüne çeki düzen verirdi.

Saygı vardı insanlarda…

Mahallede kimi zengin kimi fakirdi. Bazısı camiye gider bazısı meyhaneye giderdi. Ama empati çok daha yüksekti. Yargılamak yerine anlamaya çalışırdı insanlar. Biri çok içiyorsa, alkolikse yani kim bilir ne derdi var derlerdi. Ramazan ayında oruç tutmayanlar sokakta bir şey yemez hatta sigaralar gizli gizli içilirdi. Dedikoducular o zamanlarda vardı sevgili okurlarım ama çamur atıcılar daha türememişti…

Erdemleri yok etti kapitalizm ve birey olduk sonucunda! Oysa bir olmak yerine birlikte olmayı tercih etmeliydik. Kimin komşusu aç şu an? Kimin ne derdi var? Bırakın komşuyu akrabalarınız ile yardımlaşıyor musunuz? Yoksa sizde mi o ev, o araba ya da o tatil için borç ödüyorsunuz? Herkesin bir popisi var artık. Herkesin hiç gerçekleşmeyecek hayalleri ve arzuları var… Bu yüzden yalnızlaştık. Çoraklaştı yüreklerimiz ve bencilliğe esir olduk.

Doğaya saygımız yok! Her yer çöp oldu. Akarsularda kimyasal atıklar akıyor. Canlılara saygımız yok bir çok tür bizim yüzümüzden yok oluyor. Evlatlarımıza, torunlarımıza saygımız yok çünkü onların geleceğini yok ediyoruz. Tanrı inancı olanların da Tanrıya saygısı yok! Sonuç ne yazık ki bu sevgili okurlarım. Çünkü bir taraftan dünyanın yaratıldığına inanıp, bir taraftan onu yok ediyorsanız bir çelişki var. Tüm dinler öldürme diye emrederken öldürüyor, israfı yasaklanmış olduğu halde siz hunharca tüketiyorsanız… İnanç bunun neresinde?

Materyalist bile olsan ve sadece kar zarar mantığı gütsen yine mantıksız, insan bindiği dalı keser mi ya…

Keser keser, insan öyle bir mahlukattır ki bindiği dalı da keser, menfaatlerine aykırı olanın da kafasını keser!

Sevgili okurlarım insan kusurlu, insan eksik. Siz siz olun saygıyı yitirmeyin. Ne Muharrem İnce’ye ne Kemal Kılıçdaroğlu’na ne Meral Akşener’e ve hatta Recep Tayyip Erdoğan’a bile… Çünkü bizim sövdüğümüzden bir farkımız olmalı. Biz insanın üstünde davranmalıyız. Olmamız gereken insanın üstünde bir şey, üst insan mesela… Erdemli, kin duymayan ve çözüm odaklı. Eğer bir adım ilerleyeceksek önce nefreti yok etmeliyiz bu toplumdan. Anlayışı ve saygıyı geliştirmeliyiz. Hakaret etmeden eleştirebildiğimiz, sinirlenmeden siyaset yapabildiğimiz, karalamadan sorguladığımız bir dil…

Umuyorum son yirmi yılın bizden götürdüklerini, hem siyasal hem ekonomik hem de sosyolojik olarak geri döndürebiliriz. Umuyorum bu davranış bozukluğu hepimize nüfus etmez…

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Anasayfa Akış Yazarlar Video Bildirim

Haberi Paylaş

×
Facebook Twitter WhatsApp Bağlantıyı Kopyala