Alper Ceylan - Kırklar Haber
Yükleniyor...

BİLİRSİN

BİLİRSİN
0

BEĞENDİM

Mutluluk dediğin şey ne biliyor musun dostum?

Bilirsin hayat her zaman serttir.

Yolunda gitmez çoğu zaman her şey. Yorulursun, dünyaya sövmekten ve değiştiremediğin her bozukluğa yenilmekten…

Katlanmaya alışmamaya çalışırsın, çünkü hep katlanmak için bir neden vardır hayatta bilirsin.

Hep senin sesin yüksektir ve bu yüzden en çok sen yenilirsin.

Senin kabul etmeyişindendir katlanmaya alışmaman.

Üzülürsün bazen gözlerin dolar çoğunlukla o anda Ortaçgil çalar.

Ve sen kendine üzülmeye vakit bile bulamadan, çocuklara üzülürsün.

O amansız kavganın kucağından dönerken her akşam eve, duvarda ki kediye, gözlerine sevgiyle bakan köpeğe üzülürsün…

O an eve yürürsün ama sürekli ormanı düşünürsün.

Şehirde gözüne sokulan cinayetlerden, savaştan, tecavüzden, insanın insana yaptığı onca kötülükten kaçmak için, içinde hayalinde ki ormanı büyütürsün…

Mutluluk demiştim dostum ama böyle işte, mutlu olduğumuz yok.

Zaten bu dünyada mutlu olanın vicdanı da yok.

Sadece eve geldiğinde bu mutsuzluğa seninle beraber söven ve katlanan, her şeye rağmen seni gördüğünde gülümseyebilen biri varsa karşında.

Belki tüm bu saçmalığı bir an olsun unutursun…

FARKINDA DEĞİLDİNİZ

Ben hala küçük bir çocuğum, oyunu ben mi bozdum? Farkında değilim.

Söylenen yalanlarla, sahte mimiklerle, yoluma sen mi çıktın? Korkakta değilim.

Ağlamaya alışmak içinmiş bu acı, çocuk yaşta… İroni yaptım ben yılgın değilim.

Bana öğretilen, işte gerçek denilen, çoğunu aştım yolumdan giderim!

Ben bene ulaştım! Onla çok savaştım ve bir gün barıştım dağıttım anlamları…

Kendim hep değiştim, isyanımla piştim, zorladım yargıları, sevdim insanları.

Aynı patikada boğuştuk, aynı dikenlikte öğrendik acıyı, farksızlıkların içinde farklılaştık.

Ben sadece mantıklı olmakla, vazgeçmek arasında ki ince çizginin, olmadığına inandım

Baştan komutlarla, belki de oyunlarla, hatta masallarla bir siluet resmettiniz

Zaten sevmedim kendimi, anlamak için çok yolum vardı, yollar kötü karanlık diye tembih ettiniz.

Sordum size bu hatalarla geçmişten geldiniz, giderken bugün pişmanlıklarla ne değiştirdiniz?

Bizi de mi size benzetmek istediniz? Sözde yetişkindiniz! Yetişip belki de gelişemediniz, farkında değildiniz…

GÜLÜYORUM

Gözlerimden ağlamayı sildiğimden beri,

Komik bir şey olmadan amaçsızca, gülüyorum…

Renksizliğe alışıp, hiç gülmemiştim bu kadar!

İnatla, daldan düşene aldırmadan, biraz sarhoş gibi gülüyorum…

Ardımda kalanlar var, bir de önde koşanlar.

Ben gökyüzüne bakarak yürüyorum.

Elimde solanlar ve gözümde sararanlar var.

Karşıma çıkıp kasılanlar da, küçülenlerde anlamazlar.

Kulağımda herkesin birbirinden kopyaladığı yalanlar.

Ben içimde derin ormanlar,

Dışarıda ki büyük beton saçmalığa gülüyorum

Hayaller gerçeğe hep uzaklar,

Kalıplar var çoğu için, bir de çobanlar.

Yalanlara kapılıp, masallarda yaşarlar.

Mutluluk yazılmamış bak hep mutsuzdurlar.

Ya mutluluğu arayanlar, mutluluğa hayran olanlar.

Bilmezler ki acıyla başlar mutluluklar…

Hayat zaten amaçların peşinde harcanan zaman kadar

İşte bu yüzden ben amaçsızca gülüyorum.

Gökyüzüne bakarak ve sallanarak yürüyorum…

Anasayfa Akış Yazarlar Video Bildirim

Haberi Paylaş

×
Facebook Twitter WhatsApp Bağlantıyı Kopyala