Alper Ceylan

Alper Ceylan

30 Mart 2023 Perşembe

    SAYGI

    SAYGI
    0

    BEĞENDİM

    Yıllar önceydi! Develer tellal, pireler berber değildi ama masal gibi eski günlerdi işte…

    İnsanlar daha erdemli daha güler yüzlü ve daha saygılıydı. Çocuklar mahallede abilerinin sözünü dinler, evlatlar babalarını görünce ayağa kalkar üstüne çeki düzen verirdi.

    Saygı vardı insanlarda…

    Mahallede kimi zengin kimi fakirdi. Bazısı camiye gider bazısı meyhaneye giderdi. Ama empati çok daha yüksekti. Yargılamak yerine anlamaya çalışırdı insanlar. Biri çok içiyorsa, alkolikse yani kim bilir ne derdi var derlerdi. Ramazan ayında oruç tutmayanlar sokakta bir şey yemez hatta sigaralar gizli gizli içilirdi. Dedikoducular o zamanlarda vardı sevgili okurlarım ama çamur atıcılar daha türememişti…

    Erdemleri yok etti kapitalizm ve birey olduk sonucunda! Oysa bir olmak yerine birlikte olmayı tercih etmeliydik. Kimin komşusu aç şu an? Kimin ne derdi var? Bırakın komşuyu akrabalarınız ile yardımlaşıyor musunuz? Yoksa sizde mi o ev, o araba ya da o tatil için borç ödüyorsunuz? Herkesin bir popisi var artık. Herkesin hiç gerçekleşmeyecek hayalleri ve arzuları var… Bu yüzden yalnızlaştık. Çoraklaştı yüreklerimiz ve bencilliğe esir olduk.

    Doğaya saygımız yok! Her yer çöp oldu. Akarsularda kimyasal atıklar akıyor. Canlılara saygımız yok bir çok tür bizim yüzümüzden yok oluyor. Evlatlarımıza, torunlarımıza saygımız yok çünkü onların geleceğini yok ediyoruz. Tanrı inancı olanların da Tanrıya saygısı yok! Sonuç ne yazık ki bu sevgili okurlarım. Çünkü bir taraftan dünyanın yaratıldığına inanıp, bir taraftan onu yok ediyorsanız bir çelişki var. Tüm dinler öldürme diye emrederken öldürüyor, israfı yasaklanmış olduğu halde siz hunharca tüketiyorsanız… İnanç bunun neresinde?

    Materyalist bile olsan ve sadece kar zarar mantığı gütsen yine mantıksız, insan bindiği dalı keser mi ya…

    Keser keser, insan öyle bir mahlukattır ki bindiği dalı da keser, menfaatlerine aykırı olanın da kafasını keser!

    Sevgili okurlarım insan kusurlu, insan eksik. Siz siz olun saygıyı yitirmeyin. Ne Muharrem İnce’ye ne Kemal Kılıçdaroğlu’na ne Meral Akşener’e ve hatta Recep Tayyip Erdoğan’a bile… Çünkü bizim sövdüğümüzden bir farkımız olmalı. Biz insanın üstünde davranmalıyız. Olmamız gereken insanın üstünde bir şey, üst insan mesela… Erdemli, kin duymayan ve çözüm odaklı. Eğer bir adım ilerleyeceksek önce nefreti yok etmeliyiz bu toplumdan. Anlayışı ve saygıyı geliştirmeliyiz. Hakaret etmeden eleştirebildiğimiz, sinirlenmeden siyaset yapabildiğimiz, karalamadan sorguladığımız bir dil…

    Umuyorum son yirmi yılın bizden götürdüklerini, hem siyasal hem ekonomik hem de sosyolojik olarak geri döndürebiliriz. Umuyorum bu davranış bozukluğu hepimize nüfus etmez…