“TMMOB 3 Mart İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü” nedeniyle, Kırklareli İl Koordinasyon Kurulu adına basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, ülke genelinde, tüm çalışma alanlarında iş güvenliği önlemlerinin artırılması yönünde mücadelenin devam edeceği vurgusu yapıldı

Haber Merkezi
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kırklareli İl Koordinasyon Kurulu, “TMMOB 3 Mart İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü” nedeniyle basın açıklaması yaptı. 2 Mart 2023 Perşembe günü, saat 18.00’de yapılan basın açıklamasında ülkemizde yaşanan iş cinayetlerine dikkat çekilerek bu yönde alınması gereken tedbirler sıralandı.
TMMOB Kırklareli İl Sekreteri Erol Özkan basın açıklaması öncesi yaptığı açıklamada, 1992 yılında Zonguldak Kozlu’daki maden ocağında meydana gelen ve 263 maden emekçisinin can verdiği maden kazasının yaşandığı gün olan 3 Mart’ın, 2013 yılından beri “TMMOB 3 Mart İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü” olarak anıldığını belirtti.
İnşaat Mühendisi Erdem Erdin’in sözcülüğünü yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Bu yıl ‘İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü’nü çok acı verici koşullar altında anıyoruz. 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan 11 ilimizi etkileyen depremde resmi açıklamalara göre 45.000’in üzerinde can kaybı yaşandı. Tüm ülkemize baş sağlığı diliyor, ölenlerin yakınlarının acısını paylaşıyoruz. Deprem bir doğa olayıdır. Bu doğa olayını bir felakete dönüştüren, toplumsal bir trajedi haline getiren iktidarların politikaları ve yönetim anlayışı olmuştur. Uygulanan neoliberal politikalar ve ranta dayalı uygulamalar doğa olaylarını felakete, işyerlerini işçi mezarlığına dönüştürüyor.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile işçi sağlığı ve güvenliği alanı, taşeronlaştırılmış, piyasa koşullarına terk edilmiştir. Bu yasayla beraber, işverenin işçi sağlığı ve güvenliğini sağlama yükümlülüğü, Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri (OSGB) adıyla kurulan, irili ufaklı şirketlere bırakılmıştır. Bunun sonucunda da işçi cinayetleri ve meslek hastalıkları hızla artmıştır. 6331 sayılı Kanunu, İşçi Sağlığı ve Güvenliğini Taşeronlaştırma Yasası olarak tanımlamak daha doğru olacaktır. Kamu, denetleme görevini bile yürütmezken yükümlülüklerini yerine getirmeyen işyerlerine caydırıcı cezalar da uygulanmamaktadır. Ölümlü iş kazalarında işverenler önemsiz para cezaları ile neredeyse ödüllendirilmektedir.
Deprem bölgesinde gece vardiyasında çalışan pek çok işçi ve hastanelerde çalışan çok sayıda sağlık emekçisi depreme işyerlerinde yakalanmış, yıkılan işyerleri ve hastaneler pek çok çalışanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Depremin hemen ardından işverenlerin, işyerlerindeki malları kurtarmak için işçileri işyerlerine sokması ya da çalışmaya zorlaması nedeniyle meydana gelen artçı depremlerde hayatını kaybeden işçiler olmuştur.
“İş kazalarının büyük çoğunluğu önlenebilir”
Depremden etkilenen bölgelerdeki işyerlerinde risk değerlendirmesi yenilenmeden, işyerinin, ekipmanların, çalışma koşullarının uygun olduğu belirlenmeden çalışma yapılmamalıdır. İşçi eğitimleri yenilenmeli, İşçilerin ‘acil ve hayati tehlike durumunda çalışmaktan kaçınma hakkı’ bulunduğu işçilere hatırlatılmalıdır.
Depremin yaşandığı illerde kesintiye uğrasa da ülkemizde çalışma yaşamı, iş ilişkileri sürecektir. Ama iş kazası, iş cinayetleri, ölümler sürmemelidir, gerçekten hiçbir şey eskisi gibi olmamalıdır. İş kazalarını ve işyerlerinde ölümleri durdurabilmek için sağlıklı ve güvenlikli bir ortamda çalışmanın her çalışanın hakkı olduğu, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanmasının öncelikle devletin ve işverenin görevi olduğu gerçeği çerçevesinde hareket edilmelidir.
İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanına ilişkin düzenleme ve denetleme yetkisi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yanında, Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, sendikalar, TTB ve TMMOB’den oluşan idari ve mali yönden bağımsız bir enstitüye verilmelidir. Çalışma yaşamına ilişkin tüm düzenlemeler bu enstitü tarafından yeniden ele alınmalı ve kararlaştırılmalıdır.
Esnek ve kuralsız çalışmayı, geçici iş ilişkisini, taşeronlaştırmayı yasal hale getiren, kıdem tazminatlarını, fazla mesai ücretlerini, sendikal hak ve yetkileri budayan işçi sağlığı ve iş güvenliğini işveren yükümlülüğü olarak görmeyen, örgütlülük önüne engeller koyan yasa ve diğer düzenlemeler iptal edilmelidir.
Gerçekleşen iş cinayetleri ve iş kazalarının büyük çoğunluğunun önlenebilir olduğu bilinmektedir. Bilimsel ve teknik ölçütler doğrultusunda atılacak adımlar ile göz göre göre ‘geliyorum’ demekte olan facialara son vermek mümkündür. Bunun için önce insan hayatını ve emeğe değer veren bir yaklaşımın benimsenmesi gerekmektedir. Tüm ülkede, tüm çalışma alanlarında iş güvenliği önlemlerinin artırılması, bağımsız denetim sisteminin yerleştirilmesi, iş cinayetlerinin ve iş kazalarının durdurulması için yılmadan mücadele edeceğimizi kamuoyuna saygı ile duyururuz.” (N. Nazlı)
Günün haberleri e-postanızda
Kırklareli ve Trakya'dan öne çıkan haberleri her gün kaçırmayın.
? Sık Sorulan Sorular
SON DAKİKA HABERLERİ
NEWS
21 Ekim 2026Kırklareli Merkez Canlı Seçim Sonuçları!
NEWS
21 Ekim 2026İYİ Parti’den Sürpriz Belediye Başkan Adayı!
NEWS
21 Ekim 2026İsrail Ordusu, Gazze’de Hamas’a Ait 21 Noktayı Vurduğunu Açıkladı!
NEWS
21 Ekim 2026Covid Geri Dönüyor! Uzmanlar Tedirgin!
SPOR
21 Ekim 2026Filenin Sultanları Olimpiyatlarda!
NEWS
21 Ekim 2026Kovid-19’un Eris Varyantı Türkiye’de Görüldü!
NEWS
21 Ekim 2026Meral Akşener Tüm Siyasi Partilere Seslendi “Her Birimiz Ayrı Ayrı Seçimlere Girelim”
KATEGORİNİN POPÜLERLERİ
-
1
Türkiye’de Beklenen Büyük Deprem İçin Kritik Uyarı!
-
2
Engelliler Devlet Desteğiyle Süs Eşyası Üretimi ve Robotik Kodlama Öğreniyor
-
3
Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Salcano Bisiklet Firmasında İncelemeler Yaptı
-
4
Baba Vanga ‘nın iki Kehaneti Gerçekleşti!
-
5
2026’ya Dair Şaşırtıcı Kehanetler: Dünyayı Neler Bekliyor?


