
Gelibolu Yarımadası ve Saros Körfezi çevresinde planlanan doğal gaz sondajları tartışma yarattı. TPAO’nun Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi kapsamında dört sondaj alanı için ÇED süreci başlatılırken, Kuzey Ormanları Savunması projelere sert tepki gösterdi.
Kuzey Ormanları Savunması, Gelibolu Yarımadası ve Saros Körfezi çevresindeki sondaj çalışmalarının tarım alanları, su kaynakları ve doğal yaşam açısından risk oluşturabileceğini savunarak “Verimli ovalarımızı, cennet ormanlarımızı doğal gaz ve kaya gazı sondaj sahalarına çevirmeyin” çağrısında bulundu.
GELİBOLU’DA 4 SONDAJ ALANI GÜNDEMDE
Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından yürütülen Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi kapsamında planlanan sondaj çalışmaları yeniden gündeme geldi.
Acele kamulaştırma kararlarının ardından bölgede dört sondaj alanı için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatıldığı bildirildi.
Projelerde Süleymaniye, Bolayır ve Adilhan köyleri çevresindeki alanlar öne çıkıyor. Kamuoyuna yansıyan teknik bilgilere göre Süleymaniye Köyü Koru mevkisinde Bayramiç-1, Bolayır Köyü Koyun Dere mevkisinde Çimpe-2, Adilhan Köyü Bağlardere mevkisinde ise Adilhan-1 kuyularının açılması planlanıyor.
SONDAJ KUYULARI NE KADAR ALAN KAPLAYACAK?
Süleymaniye Köyü’nde planlanan Bayramiç-1 kuyusu için yaklaşık 21 bin 770 metrekarelik alan öngörülüyor.
Bolayır Köyü Koyun Dere mevkisindeki Çimpe-2 sondajı için yaklaşık 26 bin 455 metrekarelik alanın kullanılacağı belirtiliyor.
Adilhan Köyü Bağlardere mevkisindeki Adilhan-1 kuyusu için ise yaklaşık 19 bin 525 metrekarelik alan ayrıldığı aktarılıyor. Adilhan-1 sondaj noktasının en yakın konuta yaklaşık 1.170 metre mesafede olduğu bilgisi de kamuoyuna yansıdı.
Projelerle ilgili daha önce yayımlanan teknik bilgilerde sondajların 1.250 metre derinliğe kadar yapılmasının planlandığı ve mevcut proje dosyalarında çatlatma yönteminin uygulanmayacağının belirtildiği görülüyor.
KUZEY ORMANLARI SAVUNMASI’NDAN SERT TEPKİ
Sondaj projelerine ilişkin tartışmaların odağında çevresel etkiler bulunurken, Kuzey Ormanları Savunması da konuya ilişkin açıklama yaptı.
Kuzey Ormanları Savunması, Gelibolu Yarımadası ve Saros Körfezi çevresindeki alanların doğal gaz ve kaya gazı sahasına dönüştürülmemesi gerektiğini savundu.
Açıklamada; “Bizim bakmaya kıyamadığımız Gelibolu Yarımadası ve Saros Körfezi mevkilerimizi doğal gaz ve kaya gazı sahasına çevirmek için harekete geçtiler” ifadelerine yer verildi.
Savunma ayrıca Trakya’daki tarım alanları, su kaynakları ve doğal yaşamın korunması çağrısında bulundu.
“VERİMLİ OVALARIMIZI SONDAJ SAHASINA ÇEVİRMEYİN”
Kuzey Ormanları Savunması açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Verimli ovalarımızı, cennet ormanlarımızı doğal gaz ve kaya gazı sondaj sahalarına çevirmeyin! Sermayeye daha fazla enerji sağlamak için Trakya’da yaşayan milyonlarca insanın suyuna, nefesine, sağlığına kıymayın!”
Savunmanın açıklamasında özellikle sondaj faaliyetlerinin tarım arazileri, su kaynakları ve Saros Körfezi ekosistemi üzerindeki olası etkilerine dikkat çekildi.
SAROS KÖRFEZİ İÇİN ÇEVRESEL RİSK UYARISI
Bölgedeki sondaj projeleriyle ilgili tartışmalar yalnızca tarım arazileriyle sınırlı değil.
Adilhan bölgesindeki sondaj alanının Saros Körfezi’ne yakınlığı, bölgenin doğal yaşamı ve ekosistemi açısından da tartışma konusu oldu.
Çevre örgütleri, sondaj faaliyetlerinin oluşturabileceği gürültü, ışık, toz ve olası kirlilik etkilerinin değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bölgede kuş göç yolları ve yaban hayatı açısından önemli habitatların bulunduğuna dikkat çekiliyor.
Gelibolu’daki Çimpe-2 projesiyle ilgili İDA Dayanışma Derneği de hazırlanan Proje Tanıtım Dosyası’nın çevresel riskleri yeterince değerlendirmediğini savunarak özellikle iklim etkileri, metan emisyonları, gürültü, ışık, ekolojik ve jeolojik riskler konusunda eleştiriler yöneltti.
TRAKYA’DA ACELE KAMULAŞTIRMA KARARI DA GÜNDEMDE
Sondaj tartışmasının arka planında TPAO’nun Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi bulunuyor.
5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11738 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında, TPAO’nun Trakya’daki petrol ve doğal gaz arama ve üretim faaliyetleri için ihtiyaç duyulan bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verildi.
Karar; sondaj lokasyonları ve yollarının yanı sıra petrol ve doğal gaz boru hatları, enerji nakil hatları, üretim kampları, idari kampüsler ve depolama tesisleri için ihtiyaç duyulan taşınmazları da kapsıyor. Kapsamda Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin Gelibolu ilçesi bulunuyor.
“KAYA GAZI” TARTIŞMASI NEDEN GÜNDEMDE?
Bölgede “kaya gazı” tartışmasının da gündeme gelmesinin nedeni, Trakya’daki hidrokarbon arama faaliyetlerinin daha geniş bir enerji projesinin parçası olması.
Ancak mevcut Gelibolu sondaj projeleri açısından önemli bir ayrıntı bulunuyor: Kamuoyuna yansıyan proje bilgilerinde Çimpe-1, Çimpe-2 ve Bayramiç-1 kuyularında çatlatma yönteminin uygulanmayacağı belirtiliyor. Bu nedenle mevcut projeler için “kaya gazı çıkarılacak” şeklinde kesin bir ifade kullanmak yerine, “kaya gazı tartışması” veya “kaya gazı iddiası” ifadelerini kullanmak daha doğru olacaktır.
Öte yandan Trakya’daki enerji arama faaliyetlerinin kapsamı ve gelecekteki üretim yöntemleri konusunda tartışmalar sürüyor. Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Anbarcı da bölgede “konvansiyonel olmayan” yöntemlerle ilgili soru işaretlerinin yanıtlanması ve süreçlerin bütüncül bir ÇED yaklaşımıyla yürütülmesi çağrısında bulundu.
GÖZLER ÇED SÜRECİNDE
Gelibolu Yarımadası ve Saros Körfezi çevresinde planlanan sondaj çalışmalarında bundan sonraki süreçte ÇED değerlendirmelerinin nasıl sonuçlanacağı önem taşıyor.
Bir yandan Türkiye’nin yerli petrol ve doğal gaz kaynaklarını artırma hedefi kapsamında arama faaliyetleri sürdürülürken, diğer yandan bölgedeki tarım alanları, su kaynakları ve doğal yaşamın korunmasına ilişkin tartışmalar devam ediyor.
Kamuoyunun merak ettiği temel başlıklar ise şöyle:
Sondaj alanlarında ÇED süreçleri nasıl sonuçlanacak?
Tarım arazileri üzerindeki etkiler nasıl değerlendirilecek?
Bölgedeki su kaynakları için hangi önlemler alınacak?
Saros Körfezi ve çevresindeki doğal yaşam nasıl korunacak?
Trakya’daki petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinin kapsamı daha da genişleyecek mi?
Gelibolu ve Saros çevresindeki sondaj projelerine ilişkin süreç ilerledikçe, bölgedeki çevresel ve ekonomik etkiler de daha fazla tartışılacak gibi görünüyor. (M.Güler)
Gündemi takip etmek için internet sitemizdeki diğer haberlere göz atabilirsiniz.
Günün haberleri e-postanızda
Kırklareli ve Trakya'dan öne çıkan haberleri her gün kaçırmayın.
? Sık Sorulan Sorular
SON DAKİKA HABERLERİ
NEWS
28 Ekim 2026Kırklareli Merkez Canlı Seçim Sonuçları!
NEWS
28 Ekim 2026İYİ Parti’den Sürpriz Belediye Başkan Adayı!
NEWS
28 Ekim 2026İsrail Ordusu, Gazze’de Hamas’a Ait 21 Noktayı Vurduğunu Açıkladı!
NEWS
28 Ekim 2026Covid Geri Dönüyor! Uzmanlar Tedirgin!
SPOR
28 Ekim 2026Filenin Sultanları Olimpiyatlarda!
NEWS
28 Ekim 2026Kovid-19’un Eris Varyantı Türkiye’de Görüldü!
NEWS
28 Ekim 2026Meral Akşener Tüm Siyasi Partilere Seslendi “Her Birimiz Ayrı Ayrı Seçimlere Girelim”
KATEGORİNİN POPÜLERLERİ
-
1
Türkiye’de Beklenen Büyük Deprem İçin Kritik Uyarı!
-
2
Engelliler Devlet Desteğiyle Süs Eşyası Üretimi ve Robotik Kodlama Öğreniyor
-
3
Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Salcano Bisiklet Firmasında İncelemeler Yaptı
-
4
Baba Vanga ‘nın iki Kehaneti Gerçekleşti!
-
5
2026’ya Dair Şaşırtıcı Kehanetler: Dünyayı Neler Bekliyor?


