
Türkiye tam seçim dönemine girdiğinde bir felaket yaşadık. Gündemde altılı masanın adayı kim olacak ve Erdoğan tekrar aday olabilir mi tartışılırken bir felaketle uyandık. Ben bu satırları yazarken kaybettiğimiz vatandaşlarımızın sayısı kırk beş bini geçti. Depremin üstünden zaman geçtikçe konu önce İstanbul depremine geldi. Gözümüzün önünde gerçekleşen bu büyük acı tüm ülkede deprem farkındalığı oluşmasına neden oldu. Vatandaş benim evim sağlam mı diye sormaya başladı. Doksan dokuz depreminden sonra da benzer şeyler yaşanmış ancak acılar zaman geçtikçe unutulmuştu. Umarım bu farkındalık kısa sürmez…
Depremin tam da seçime birkaç ay kala yaşanması iktidar ve muhalefet arasında tartışmaları beraberinde getirdi. Siyasetin zamanı değil diye bazen susuldu, bazen ise feryatlara veryansınlar karıştı… Helallikler istendi. Tabi ki böylesine büyük iki deprem sonrasında, müdahale edilecek alan göz önüne alındığında arama kurtarmanın yetersiz kalması normalleştirilebilir. Ancak doksan dokuz depreminden sonra bu konuda önlem almak devletin vazifesiydi. Hele ki vatandaştan deprem vergisi adı altında milyarlarca lira vergi toplandıktan sonra… Tüm binaları yenileyemememizi anlarım, hatta tüm binaların denetlenememesini de anlarım! Ancak deprem ülkesinde arama kurtarma faaliyetlerinin yetersiz kalmasını anlayamam. Çadır geç gidebilir. Yemek ve barınma çok önemli de olsa birkaç gün ertelenebilir. Ancak arama kurtarma ve sağlık hizmetlerinin afetlere çok hazırlıklı olması gerekir. Biz bu depremleri yaşadık ve yaşayacağız da…
Gelelim seçime…
Sevgili okurlarım böylesine bir afet ve yıkım sonrasında iktidar seçime gitmeyi normalde istemez. Halk tepkili ve büyük bir bölge bu afetten etkilendi. Depremzedelere on bin Türk Lirası verileceği açıklandıktan sonra sosyal medyada çok tepki aldı. Birçok depremzede “biz sana on bin lira verelim annemizi babamızı geri getirebilir misin?” ve benzeri paylaşımlar yaptı. Kısacası ben iktidar olsam şu an seçime gitmek istemem. Fakat Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığı tartışmaya gireceği için iktidarın seçimi ertelemek gibi bir niyeti yok. Altılı masadakiler eğer dağılmadan doğru bir isim üzerinde anlaşabilirler ise iktidar yıkılacak gibi duruyor. Özellikle Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan’ın yaşlanmaları olası mağlubiyetin en büyük nedenlerinden biridir. İşte tam da bu yüzden Millet İttifakı’nın adayı genç olmalıdır. Eğer bu seçim yine yaşlıların düellosuna dönüşürse ben söylemiş olayım Erdoğan akranlarına yenilmez. Hatta böyle bir seçimde birçok genç umudunu kaybeder ve sandığa bile gitmez. Lütfen egolarınızdan sıyrılın ve açın şu gençlerin önünü…
Günün haberleri e-postanızda
Kırklareli ve Trakya'dan öne çıkan haberleri her gün kaçırmayın.
? Sık Sorulan Sorular
SON DAKİKA HABERLERİ
NEWS
06 Kasım 2026Kırklareli Merkez Canlı Seçim Sonuçları!
NEWS
06 Kasım 2026İYİ Parti’den Sürpriz Belediye Başkan Adayı!
NEWS
06 Kasım 2026İsrail Ordusu, Gazze’de Hamas’a Ait 21 Noktayı Vurduğunu Açıkladı!
NEWS
06 Kasım 2026Covid Geri Dönüyor! Uzmanlar Tedirgin!
SPOR
06 Kasım 2026Filenin Sultanları Olimpiyatlarda!
NEWS
06 Kasım 2026Kovid-19’un Eris Varyantı Türkiye’de Görüldü!
NEWS
06 Kasım 2026

