Hepimizin yüreğini sızlatan görüntülere şahit oluyoruz birkaç gündür. Depremzedelerin halini gördükçe kahroluyoruz. Ancak bir tartışma almış başını gidiyor. Devletin doğal afetler konusunda önlem almada ve müdahalede eksik kaldığını izliyoruz. Tabi böyle bir afet sonrasında siyaset yapmayın diye parmak sallayanlar çok…
Adının önünde profesör yazan bir kendini bilmez sosyal medya hesabında “Deprem öldürmez. Allah öldürür” şeklinde bir paylaşım yapmış. Öncellikle belirtmek isterim ki, yapımı bir, iki yıl önce tamamlanmış yeni binalar yıkıldı bu depremde. Bazı binaların hafif hasarlı olduğu caddelerde bazı binaların ise yerle bir olduğunu izledik. Acaba müteahhit mi öldürür yoksa Allah mı?
Ülkemizde daha acılar bu kadar taze iken, feryatlar daha dinmemiş iken bence de siyaset yapmamak gerekiyor. Ancak yirmi küsür senedir ülkeyi yönetip deprem vergilerini yol yapımına harcayanları, birilerinin eleştirmesi kadar normal bir şey yok. Depremin üstünden iki gün geçtiği halde ulaşılmamış ilçe, kasaba ve köylerden vatandaşlar feryat ediyor. İçimiz cız ederek ekranlardan izliyoruz bu acıyı. Elimizden gelen tek şey ise yardım göndermek.
Benim dedem esnaftı, bu ülkeye vergi ödedi. Babam devlet memuru, annem devlet memuru, dayım, amcam, teyzem, yeğenlerim, kuzenlerim hepimiz yıllarca bu ülkeye vergi ödedik. Kısacası devlet biziz, hepimizin! Ancak iktidar başka bir şey… Bu ülkede iktidar SMA hastası çocukların ailelerini sokakta dilendiriyor. Sanırım seçim çalışması olarak gündemlerine SMA’lı çocuklarımızı almışlar.
Sevgili okurlarım ormanlar yanar iken uçak vardı, yoktu, bozuktu, değildi gibi tartışmaları hatırlarsınız. Birileri bu yaşadıklarımızı kader diye kabul edebilir ama çoğumuz etmiyoruz.
Bence de tartışmaya gerek yok. Önümüzde iki yol var. Biri kadercilik yaparak, doğal afet diye Allah’ın takdiri diye kabul ederiz. Bir diğer yol ise akıl ve bilim yoludur ki bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal’in de bizlere gösterdiği yoldur.
Birinci yolda neden diye sorgulama yoktur ve kabul vardır. Kader böyleymiş… Allah böyle yazmış… İkinci ve doğru yolda ise deprem bölgeleri fay hatları incelenir yapılar buna göre tasarlanır. Yollar, köprüler olası depreme göre tasarlanır. Afet durumunda yapılacaklar belirlenir… Tabi ki ikinci yol daha mantıklı ama akıl ve bilim gerekir. Mesela Japonya gibi…
Depremlerle yaşamayı öğrenen ve işi kadere bırakmayan Japonya’da binalar ayakta kalıyor. Demek ki Japonya’da gerçekten deprem öldürmüyor ve fakat Allah’ta öldürmüyor. En azından depremi kullanarak öldürmüyor! Japonlarda ölür sevgili okuyucularım ama doğal afetlerden ya da kalp damar hastalıklarından değil…
Herkes ölür kimi toprağa kimi kalplere gömülür. Ben ülkemin bilim ve akıl yolundan uzaklaştığını gördükçe yüreğim sızlıyor. Kalbime gömdüğüm Mustafa Kemal haykırıyor bana “Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”
Günün haberleri e-postanızda
Kırklareli ve Trakya'dan öne çıkan haberleri her gün kaçırmayın.
? Sık Sorulan Sorular
SON DAKİKA HABERLERİ
NEWS
05 Kasım 2026Kırklareli Merkez Canlı Seçim Sonuçları!
NEWS
05 Kasım 2026İYİ Parti’den Sürpriz Belediye Başkan Adayı!
NEWS
05 Kasım 2026İsrail Ordusu, Gazze’de Hamas’a Ait 21 Noktayı Vurduğunu Açıkladı!
NEWS
05 Kasım 2026Covid Geri Dönüyor! Uzmanlar Tedirgin!
SPOR
05 Kasım 2026Filenin Sultanları Olimpiyatlarda!
NEWS
05 Kasım 2026Kovid-19’un Eris Varyantı Türkiye’de Görüldü!
NEWS
05 Kasım 2026
